Amerika Keşfedilmeseydi Tadını Asla Bilmeyeceğimiz Yemekler

Amerika keşfedilmeseydi tadını asla bilmeyeceğimiz 10 yemek
Bilim insanlarının tespitlerine göre dünyada bugün bilinen sebze ve meyvelerin üçte ikisi Amerika kıtası kaynaklıdır. Dolayısıyla yaptığımız birçok yemek de eğer Amerika keşfedilmemiş olsaydı, hayatlarımızda hiç olmayacaktı! Hangi yemekler mi? İşte size Amerika’nın keşfine borçlu olduğumuz 10 yemek!

Amerika’nın keşfedilmesi tarihi ve ekonomik açıdan Türklere ne kazandırmıştır tartışılır…Ancak tartışılmayacak bir şey var ki, bugün bilinen Türk mutfağı bir anlamda “Amerikan mutfağı”dır. Neden mi? Çünkü yaptığımız neredeyse bütün yemeklerde Amerika kökenli sebzeler kullanıyoruz! Tatlılardan tutun, ana yemeklere, çorbalara kadar atalarımızın tadını hiç bilmediği yemekler yiyoruz. Sizlere Tonyukuk’un, Selahattin Eyyubi’nin, Alparslan’ın, Fatih’in ve hatta Yavuz’un tadını bilmediği yemeklerden bir liste derledik…

1. Kabak tatlısı

Kabak tatlısı her ne kadar çok yerelleşmiş ve benimsenmiş bir tatlı olsa da Anadolu topraklarındaki ilk bal kabağı muhtemelen en erken 17. yüzyılda yetiştirilmiştir. Amerika kıtası keşfedilmeden önce eski dünyanın bilmediği bir bitki olan bal kabağını atalarımızın da bilmediğine inanası gelmiyor insanın.

2. Biber dolması


Biberle neler yapmıyoruz ki! Hele o biber dolması yok mu… Bugün biberi mutfaklarımızdan çıkartsak ne salatamız salata gibi olur, ne diğer yemeklerimizin tadı aynı olur, ne de başka yemeklerimizin bir lezzeti olur. Kızartma yapmanın bile bir anlamı kalmaz ki! Hayret edilesi bir şeydir ki, Fatih Sultan Mehmet biber nedir bilmiyordu!

3. Domates çorbası, menemen…


Domates bugün mutfağımızın olmazsa olmazlarından sırf bizim için değil, tüm dünya için de öyle. İtalya’nın bayrağındaki kırmızı rengin bile domatesi temsil ettiği söylenir. Düşünsenize 15. yüzyılda yaşadığınızı, sabah kalkıyorsunuz ve bir menemen yiyemiyorsunuz! Yemek için salça yok! Sos yapacaksınız domates yok! Salata yapacaksınız domates yok! Neyin lezzeti olurdu ki domates olmasa! Colomb’un Amerika’yı keşfetmesinden önce domatesin eski dünyada bilinmiyor olmasını akıl almıyor…

4. Patates kızartması, kumpir, etli patates…


Patates tüm mutfakların temel ihtiyacı. Doyuruculuğuyla, besleyiciliğiyle ve kolay yetiştirilebilir olmasıyla ideal bir besin patates. Öyle ki bugün İskandinav ülkelerinin donmuş topraklarında neredeyse yetiştirebildikleri tek besin kaynağı patates. Tüm kıyamet senaryolarında yer alan bir gıda olan patates, Amerika keşfedilmeden önce eski dünyada tanınmıyordu. Yani evet, ne 1071’de Malazgirt’e giren Türk orduları seferden önce son yemeklerinde patates yediler, ne de Selahattin Eyyubi Kudüs’ü aldığında zafer sofrasında patates vardı. Tüm Avrupa’yı fetheden Roma İmparatorluğu’nun mutfağında yoktu patates. Peki ne yiyordu bu insanlar? Bugün yaptığımız her yemeğin içine katıyoruz patatesi. İşin ilginci patates Amerika’dan getirildiğinde hayvanları beslemek için kullanılmış! Avrupa’da kıtlık başlayınca zoraki olarak yenen patateslerin kıymeti çok sonradan anlaşılmış!

5. Ayşe kadın fasulye, kuru fasulye

Fasulye dedin mi Türk mutfağının yapı taşlarından birine dokunmuş olursun. Fasülye ile yapmadığımız yemek yok diyebiliriz. Ancak atalarımız bu gıdayı tanımıyordu. Yani Hunlar’ın batıya yürüyüşleri başladığında heybelerinde fasülye yoktu. Akşam olduğunda kervansaraylarda pilav üstü kuru fasülye yenmiyordu! Pilav vardı çok şükür de, kuru fasülyesiz pilav da çekilmez ki arkadaş!

6. Mısır ekmeği, patlamış mısır


Mısır ekmeği denince akla hemen Karadeniz geliyor, sanki binlerce yıllık bir lezzetmiş gibi geliyor insanın kulağına ama alakası yok. Çünkü mısır da Amerika’da keşfedilmiş bir bitki. Peki biz neden “mısır” diyoruz? Yani sanki Mısır’dan gelmiş gibi bir izlenim yaratıyor değil mi? Bir bakıma evet. Mısır Avrupa’ya getirilip ticaret yoluyla yayıldığında Mısır henüz Osmanlı toprakları içerisinde değildi. Anadolu’ya Mısır ile yapılan ticaret sayesinde ulaşan bu gıda dilimize ilk önce “Mısır buğdayı” , “Mısır darısı” olarak geçmiş, sonrasında da kısaca “mısır” olarak anılmıştır. Bazı yörelerde mısıra hala darı denmekte, darısı başınıza…

7. Çikolata, profiterol, gofret…

Kahve eski dünyanın tanıdığı bir lezzetti. Ancak kakao, Amerika’dan gelen gıdalar arasında yer alıyor. İlginç bir bilgi; Mısır mumyalarının üstüne sarılı bezlerde yapılan testlerde kakao izine rastlanmıştır. Antik Mısır’da kakao bilinen ve kullanılan bir bitki olmamasına karşın, mumya sargılarında kullanılmış olması hala gizemini korumaktadır. Kakao Amerika’dan getirildikten hemen sonra, şekerle karıştırıldığında bağımlılık yapan bir lezzete kavuştuğu keşfedilmiş ve bugün dünyanın tatlılar mutfağının yapı taşı haline gelmiştir.

8. Çilekli pasta

Mevsimi gelince ne de güzel yenir çilek. Toz şekere banılır, kremaya banılır, çikolatayla da iyi gider… Ama atalarımız hiç çilek yememiştir. Yavuz Sultan Selim mesela, bilmiyordu çileğin ne olduğunu. Çok şükür günümüzde özellikle Ünal Aysal tarafından seviliyor, beğeniliyor ve yeniliyor.

9. Fıstık ezmesi, tuzlu fıstık, kabuklu fıstık

Fıstık, çerez dünyasının ağır ağabeyidir. Bugün fıstık hayatımızdan bir çıksa, dünyası kararacak insanlar var. Amerika keşfedilmeseydi “Fıstık gibi” tanımlaması da olmayacaktı muhtemelen. Bir küçük bilgi; Ayçekirdeği de bir anlamda Amerika sayesinde hayatımıza girmiştir. Eski dünyada Ayçekirdeği vardı, özellikle Kuzey Afrika’da görülen bir bitkiydi. Ancak bir gıda olduğu anlaşılmamıştı! İspanyol kaşifler Amerika yerlilerinin ay çekirdeğini gıda olarak kullandıklarını görmüş ve Avrupa’ya getirmiş! Yani milli bağımlılığımız olan çekirdeği en erken 17. yüzyılda çitlemeye başlamışız! Bir bilgi daha; balkabağının anavatanı olan Amerika’da kabak çekirdeki, yenilen bir çerez değildi. İlk kabak Osmanlı topraklarına geldikten sonra bir geri dönüşüm olarak kabak çekirdeğini ilk çitleyen Türkler tarafından dünyaya geri kazandırılmıştır!

10. Pasta, kek, börek, dondurma

Bugün dünya tatlılarının neredeyse tamamında kullanılır vanilya. “Sade” olarak tanımladığımız her tatlı aslında vanilya içermekte. Böylesine tatlı kültürünün temelinde yer alan bir gıdanın 17. yüzyıldan önce bilinmiyor oluşu hayret edilesi değil mi? Düşünsenize vanilya olmasaydı bugün bir pastacıya gittiğinizde, bir tatlıcıya gittiğinizde bulabileceklerinizin muhtemelen yarısı olmayacaktı!

Bonus: Peki ne yiyorduk Amerika keşfedilmeden önce?

Çinliler’in pirinci vardı, Avrupalıların lahanası vardı…Peki bizim atalarımız ne yiyordu? Et haricinde ne gidiyordu midelerine? Soğan, Patlıcan ve bezelye! Bugün bir çoğumuzun burun kıvırdığı bu sebzeler, Anadolu’ya gelen atalarımızın heybelerinde bulunan en önemli gıdalardı. Yani Türkler yerleşik hayata geçtiklerinde öyle patates, domates ekmemişlerdi. İlk ekilen bitkiler tahıllar dışında muhtemelen patlıcan, bezelye ve soğandı.

Mutlaka Bakın Dediklerimiz